ANASAYFA  TÜMÜ  BİYOGRAFİ  ROMAN  ÖYKÜ ve NOVELLA  DENEME  ŞİİR  FELSEFE  TIYATRO

KİTAP SEÇERKEN, KİTAP OKURKEN BİZE UĞRAYIN  
BİRİKİMİMİZI SİZİNLE PAYLAŞALIM  
BİZE YAZIN

 




Latife Tekin 


NE OKUYORUZ
MANVES CITY - Latife Tekin
Çalışan yoksullar, özellikle işçiler, fabrikalarda çalışan insanlar. Ben onlar arasında büyüdüm. Ve kalbim hep onlarda kaldı. Tabi ki yazı yazan biri artık kendine yoksul diyemez ama yoksulluk duygumu yazmak istiyorum. Hep öyle istedim. Yani kentleri nasıl yoksullardan arındırmak istiyorlarsa, edebiyatı da arındırmak istiyorlar yoksullardan. Uzun bir süredir bizim edebiyatımızı neredeyse halksız bir edebiyat. Ben elimden geldiğince, yapabildiğimce yoksulların o dilsizliğini de dile çevirmek yazmak istedim onların hikâyelerini. Tabi sadece yoksullar hakkında yazan bir edebiyatçı da değilim. İki yazı damarım var. Ama bundan sonra belki de iki elimle yazacağım. Bir elimle yoksullar +hakkında yazıp, bir elimle de belki kavramlar üzerinde düşünerek başka beni çağıran çeken konular, imgeler üstüne ilerleyerek yoluma devam edeceğim. Latife Tekin

 

SON OKUDUKLARIMIZ

 

TİRZA
ARNON GRUNBERG

Grunberg Tirza romanında, görünürde üst düzey bir Hollanda ailesi gibi görünen Hoffmeester ailesini ve üyelerini irdelerken hem Hollanda toplumunu, hem de aile ve bireylerini psikolojik bir polisye gibi kurgular. Kitap ondört yaşındaki Tirza'nın ortaokul bitirme partisi ile başlar. Yazar bu partiyi anlatırken aslında hem aile üyelerini, hem toplumu, hem insan ilişkilerini irdeler. Kitap ilerledikçe yüzeyde mükemmel görünen Hoffmeester ailesinin dehlizlerine girmeye başlarız. Aile çözülme noktasındadır. Hoffmeester işten çıkarılır. Bankadaki birikimini kaybeder; Tirza babasının tasvip etmediği, ikiz kulelere bomba atan Muammer Atta'ya benzeyen sevgilisi ile Afrika'ya gidecektir. Büyük kızı başka bir kente taşınmaktadır. Boşandığı karısı hiç tasvip etmediği rahatlıkla hareket etmektedir. Kendisi Tirza'nın sınıf arkadaşına ilgi duymaktadır. Aile dağılmaktadır. Yavaş yavaş aynanın parlak sırı dökülmeye başlamıştır.

ŞATO
FRANZ KAFKA
Zamanın sanki donduğu bir kasabaya, biri gelir.  Kendisinin o bölgeye yüksek otoriteler tarafından kadastrocu olarak tayin  edildiğini söyler.   Adı yanlızca "K." dir. Köyün tepesindeki esrarengiz şato yöreye hakim gibidir. Bütün olaylar karanlık bastıktan sonra geçer. K. kendisinin Şato yönetimi tarafından gönderildiğini söylemesine rağmen köydekiler kendisine inanmaz. Herkesin saygı duyduğu şato yöneticisi Klamm'a ulaşmak imkansızdır. Köy yöneticileri ile temasa geçmek ister ama reddedilir. Bütün çabaları boşa çıkar. Daha önce Klamm'ın metresi olan garson kız Frieda ile ilişkiye girer. Ama kız K. nim kendisini kullandığını anlayınca onunla evlenmekten vaz geçer. Şato yarım kalmış bir romandır. Kafka'nın yakın arkadaşı Max Brod kitabın sonunda K. nın köyde kabul görmek için gösterdiği çırpınışları sonunda ölüm döşeğinde iken nihayet köyde kalma izni aldığını yazmak istediğini söyler.  Ama Kafka'nın ömrü kitabının sonunu getirmesine yetmez. 

HALEPLİ ÇOCUK
SUMİA SUKKAR
Aspergen hastası olan kişiler dünyayı normal insanlardan farklı şekillerde yorumlarlar.  Zeka eksiklikleri yoktur. Normal zekalı yada üstün zekalı olabilirler. Otizmin bir çeşidi olan Aspergen bir hastalık değildir ve tedavi edilemez.  Aspergen hastası olan insanlar dünyayı farklı görürler, farklı işitirler, farklı hissederler.  Kitabımızın kahramanı Adem yaşadığı dehşeti resimlerle ifade eder.  Anlayamadığı ruh hallerini kelimelerle değil renklerle yorumlarlar. Adem diğer aspergen hastaları gibi evden uzaklaşmaktan; başkaları ile fiziksel temas kurmaktan korkar.  Tehlike anında sakinleşmek için çömelir, sallanır, siner. Hem çevresindeki insanların hem de ailesinin uğradığı saldırılardaki dehşeti anlayamamaktadır.  Halep bir kan deryası içindedir.  Olaylar onun korkunç gerçeklerle yüzyüze kalmasına  sebep olacaktır.  Bu hasta çocuğun ağzından pek çok devletin at koşturduğu Suriye batağının da bir panaromasını da görmekteyiz

MERHAMET
STEFAN ZWEİG

Declaraçao": Stefan Zweig'in intihar etmeden önce yazdığı veda mesajı
"Hür iradem ve arzumla hayata veda etmeden önce son bir vazifeyi yerine getirmek icap ediyor: bana ve işime öyle iyi ve misafirperver bir teneffüs imkanı veren bu mükemmel ülke Brezilya'ya minnetimi ifade etmek. Giderek bu ülkeyi daha fazla sevdiğimi fark ettim ve kendi lisanımın dünyası benim için çöküp gittikten ve manevi vatanım Avrupa kendini yok ettikten sonra hiç bir yerde yaşamımı baştan kuramazdım. Fakat altmış yıl sonra tam olarak yeniden başlayabilmek için özel güçlere ihtiyaç duyulur. Ve benimkiler uzun yıllar göçebe hayatı yaşayarak tükendi. Böyle dik bir duruşla hayatımı sonlandırmayı daha iyi ve vakitli buluyorum, bu ruhani işi daima büyük bir haz ve şahsi bir hürriyet, yeryüzündeki en yüksek erdem olarak görüyorum.Tüm dostlarımı selamlıyorum! Bu uzun gecenin sonunda şafak kızıllığını görmenizi dilerim! Ben, ziyadesiyle sabırsız olan ben, önden gidiyorum "(Prater, 1981:

 

 

 

KULÜBÜMÜZ
Bize Yazın
Bizi Tanıyın
Bizim Yazılarımız
Takvimimiz
Kitap Kulübüm
Neleri Gerçekleştirdik

 

Dipnot Kitap Lulübü Üyeleri=

SİTEMİZ
Kitap Tanıtım Sayfaları
Yeni Başlayanlara
Okuduklarımız
Şimdi Ne Okuyalım?
Bize Yazdıklarınız
Kısa Bilgiler
Listeler



Dipnot Kitap Kulübü Çalışma Takvimi

01.05.2019Toplantı ertelendi--------------------
15.05.2019Bir At Bara GitmişDavid GrossmanTürkiyeRomanÖvül
29.05.2019KapıMagda SzaboMacaristanNovellaBahar
12.06.2019Parfümün DansıTom RobbinsABDRomanDuygu
26.06.2019Çiçek Açmış Kızların GölgesindeMarcel ProustFransaÖyküRakella
10.07.2019Kanıt - Bir Beyin CerrahiEban AlexanderABDOtobiyografi 
24.07.2019VivaPatrick DevilleFransaRomanCahide
07.08.2019Eve Dönmenin Yolları  Alejandro ZambraŞiliNovellaŞule

21.08.2019

Çılgın GibiSuat DervişTürkiyeRomanBuket

04.09.2019

Uzay BaronlarıChristian DavenportABDRoman???