ANASAYFA TÜMÜ ROMAN ÖYKÜ DENEME FELSEFE ŞİİR TİYATRO BİYOGRAFİ



Editörün Notu:  Paul Auster' ın gerçek olaylardan bir araya getirdiği "Kırmızı Defter" adlı kitabı bazen tuhaf, bazen yıkıcı bazen mucizevi olayları dile getirir. "Kırmızı Defter", "Neden Yazıyorum", "Kaza Raporu" ve "Hiçbir Anlamı Yok" adlı bölümlerden kurulu olan öyküler kurmaca ile gerçek arasında salınır. Hikayeler rastlantılar, çakışmalar, gerçek ve kurmaca arasında salınımlarla örülüdür. Öykülerin ortak paydası belirgin bir konu, bir sona varış değil, Paul Auster'ın hayatın yapısında gördüğü anlam ve düzendir. Yazarın 36 eseri Türkçeye çevrilmiştir. New York Üçlüsü, Ay Sarayı, Şans Müziği, Kırmızı Defter bunlardan birkaçıdır. Auster'ın kurmaca dışında Yalnızlığın Keşfi, Açlık Sanatı, Elden Ağıza, Bay Vertigo gibi kurmaca dışı özgün eserleri mevcuttur.Kırmızı Defter gerçek hayattan alınmış, insan tabiatını anlatan,  küçük, büyük, trajik ya da komik. öyküler  ile öngörülemeyen olaylarla kuruludur. Yanlış bir telefon numarası, fırında yanmış bir soğan yahnisi, çatıdan düşen bir adam, otel odasında bulunan bir kağıt parçası hayatın gidişini değiştirebilmektedir. Öyküler ders vermeden, anlam yüklemeden yalnızca hikâye anlatımının keyfini çıkarmak için yazılmıştır.  Ders vermek değil, hikâyenin içinde yaşamak, keyifle okunmak için.  


 

Auster’in Kırmızı Defter’i

“Ne var ki iki ay kadar önce kitapların asla bitirilmediğini öğrendim, hikayelerin bir yazar olmadan da kendilerini yazmayı sürdürebileceklerini de.” Paul Auster

Çoğu zaman garip bir tesadüftür hayatı anlatan. Beklenmedik bir anda, insanın varlığını ve içinde yaşadığı dünyayı yeniden tanımlayan güçlü bir kırılma anı. Bu ana gücünü veren ise sadece birbiri ardına dizilen olayların rastlantısallığı değil, farklı insanların ve hayatların birbiriyle olan şaşırtıcı bağlantısıdır da. Aynı anda basitliğin ve karmakarışıklığın gözler önüne serildiği bu anlar, Paul Auster’in insan benliğinin izini sürdüğü romanlarında merkezi bir önem taşımaktadır.  

Aslında tesadüflerin insan hayatındaki sembolik anlamlarını keşfeden bir düşünür Auster. Romanlarında da, işte bu sembolik dünyanın ortak dilini çözümlemeye ve evrende bulunan her şeyin bir bütünlük içerisinde birbiriyle bağlantılı olduğunu hissettirmeye çalışıyor.  

  Auster’in felsefesinin derinliklerini merak edenler için -ve belki de Auster’i daha önce hiç okumamış olanlar için de- Kırmızı Defter güzel bir başlangıç. Kendi hayatından bazı kesitler de sunduğu bu kitabında dört ayrı bölüm altında topladığı hikayeleri yer alıyor. Bu kitapta yer alan hikayeler Auster’in kendi başına gelen ya da yakınlarından duyduğu gerçek olaylar. Etkileyici kurgusuyla birlikte bu hikayeler düşünsel dünyasını paylaşabildiği yaratıcı bir mecraya dönüşmüş.  

Romanlarındaki anlatım tarzını bu kitabında da koruyor Auster. Bazı hikayeleri şaşırtıcı bazıları da sıradışı. Anlatılarının gerçek olduğunu sıklıkla dile getiriyor olsa bile okuyucuyu yine gizemli bir dünyaya doğru yolculuğa çıkarıyor. Farklı farklı hikayelere tanıklık ettiriyor ve her bir hikayedeki ortak noktanın izini sürdürüyor.   

Bir de, bu hikayelerinde modern insanın görmezden geldiği, unutmaya ve hatta bastırmaya çalıştığı birçok duyguya dokunuyor Auster. İşte bu yüzden Kırmızı Defter’iokurken hem bir heyecan ve merak duygusu oluyor hem de çok belirgin olmayan bir hüzün dalgası kendini hissettiriyor.

Ve Kırmızı Defter, Auster’in okuyucusuyla arasında bu kitabı bir kere okumakla yetinemeyeceği kadar güçlü bir bağ kuruyor.

 

Kırmızı Defter
Paul Auster

 
Kırmızı Defter, okurlarımızın çok iyi tanıdığı ünlü Amerikalı yazar Paul Auster'ın çok özel, çok özgün kısacık bir yapıtı: On üç öykücükten oluşuyor, ama aynı anlayış içinde yazıldıkları için bu on üç öykücüğe New York Times gazetesinin Noel sabahı yayınlamak üzere ısmarladığı ve yayınladığı Auggie Wren'in Noel Öyküsü'nü de eklemeyi yararlı gördük. Ay Sarayı, Yalnızlığın Keşfi, Son Şeyler Ülkesinde, Şans Müziği, Leviathan ve Yükseklik Korkusu adlı romanlarıyla tanıdığınız Paul Auster (1947), yalnızca yazdığı dilin değil, aynı zamanda dünyanın edebiyat ustalarından biri. Karşılaştığı tuhaf olayları, garip rastlantıları, gündelik yaşamın mucizeye dönüşen ayrıntılarını, gerçek olayları ve gerçekdışı olguları bir Kırmızı Defter'e kaydetmiş; her öykücük ileride bir romana dönüşebilecek çekirdek ve dokuya sahip. Paul Auster hiç `hocalık' taslama