| | | | |  | Rus tiyatro ve öykü yazarı Anton Çehov eserlerinde, doktorluk mesleğinden gelen bilimsellik ile, sanatçı ruhunun psikolojik anlayış ve duyarlılığını bir arada işler. Rus kırsalında yoksulluklar ve sert doğa koşullarıyla mücadele eden küçük insanın başından geçen trajik olayları, gündelik hayatın sıradan bir parçasıymış gibi ele alır. Eserlerinin ana ögesi sürpriz ve gerilim değildir. Umarsız kişilerin başından geçen olaylar, gündelik hayatın iletişimsizliği içinde, sıradan konuşmalar, yarım kalan düşünceler, durağanlık içinde okuyucuya aktarılır. Mücadeleci olmayan karakterler sabırlıdırlar ve kaderlerine razıdırlar. Bazen bir süreç sonunda bir aydınlanma yaşarlar. | | |  | Soyşekerci, "İyi Edebiyat" okuru için, bir başvuru kitabı olan eserinde, okuma yolculuğuna, "İçdeniz" bölümü ile kendi öz edebiyatımızdan yola çıkıyor. Sonra klasikleri de irdelediği "Buluşmalar" ve ardından da "Başka Kıyılar" bölümü ile sanat ve edebiyat üzerine yaptığı denemelerle eserini tamamlıyor. Kitabın son denemesi Italo Calvino'nun "Amerika Dersleri" ve "Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu" adlı üzerine kapsamlı bir çalışma. Soyşekerci'nin kitabı "Okuma Yolculuklarına" çıkan ciddi edebiyat okuru için aydınlatıcı bir çalışma | | |  | Dersim katliamını yaşamış olan babaanne ile acıyı ve utancı bilmeden içinde taşıyan torununu anlatan "Yüzünde Bir Yer" adlı eserinde Sema Kaygusuz, acıyı ve utancı miras alanlardaki "tutulma hali" ni anlatıyor. "Atalar yaşıyor, yeni kuşak ise o yaşantının izleriyle doğuyor. Tatmadığın bir acı göğsüne yuvalanmış gibi. Tuhaf bir duygu... Ve o içine sirayet eden anlamsız utanç, hayatla uyumunu bozuyor, durduruyor, en önemlisi susturuyor. Romanın ana meselesi bu suskunluk, bir tutulma hali.” Kaygusuz. | | |  | Bir Heathrow Günlüğü olarak da adlandırabileceğimiz bu kitapta, bir havaalanı, orada çalışanlar ve yolcular hakkında bir haftalık bir gözlem sürecinde insana dair her düşünce, davranış, duygu ve inanış ele alınmakta. Bir havaalanı öyküsü bekleyen okuyucu aslında insan gerçekleriyle yüz yüze gelmekte. Alain de Botton sadece havaalanını değil, bir kamera konmuşçasına objektif olarak havaalanındaki olayları ve insanları izliyor. Ama bir yazar olduğu için hemen ardından herkesin hikayesini kurgulamaya başlıyor. Bir bakış, bir davranış onun yazmaya başlaması için yeterli oluyor. Arkadan da felsefi yorumlarını yapıyor. | | |  | "Sanat hayatta kalma maharetinden başka bir şey değildir" söylemiyle Avusturya edebiyatının "korkunç çocuğu" olarak nitelendirilen Thomas Bernard eserlerinde ölüm, ısdırap, umutsuzluk temalarını işlemiştir. Ödüllerim adlı eserinde aldığı ödüllerin hem yazar hem de ödül verenler açısından perde arkasını acı bir dille anlatır. Yazarın geçim sıkıntısı nedeniyle çaresizlikle kabul emek zorunda aldığı ödülleri anlatırken kendi hayatından kesitler veren Bernard kitabında aynı zamanda ödül verenlerin vurdumduymazlığını ve sahteciliğini sergiler. | | |  | Hem roman türünün, hem modern romanın ilk örneği olarak kabul gören Don Kişot, 405. yaşında. Sevdiği kadına zaferlerini sunmak üzere gerçekleşemeyecek hayaller peşinde maceradan maceraya koşan ama her seferinde de yenilen buna rağmen hiç yılmayan Don Kişot pek çok şekilde yorumlanmıştır. İflâh olmaz bir kaçık, idealleri uğruna herşeyi göze alan bir savaşçı, aşkı yücelten bir romantik ve onun etrafında karnavallaşan İspanyol halkını anlatan, iç içe geçen pek çok öyküden oluşan bu dev eser, yüzyıllardır okurların baştacı olmayı sürdürüyor. | | |  | "Piyanonun Şairi" Frederick Chopin - Gelmiş geçmiş en büyük piyano bestecilerinden biri olan Frederick Chopin'in bu yıl 200. doğum yılı kutlanmakta. Kulübümüzde bir Chopin Günü düzenleyerek hem "Tarih İçinde Müzik" i, hem de Chopin'in özgeçmişini inceleyerek eserlerinden parçalar dinledik. Müzik dolu bir gün içinde Sayın Ünal Öziş'in Donizetti'nin üç İngiliz Kraliçesi hakkında bestelediği üç operanın sunumunu izledik. | | |  | Yapılan arkeolojik kazılar, tarihin ilk çağlarında kadının toplumdaki yerinin “ana-tanrıça” konumunda olduğunu göstermektedir. Erkeklerin hakimiyeti ele geçirmesi ile kadının barışçı ve eşitlikçi dünyası, şiddet yüklü, hiyerarşik, otoriter bir dünyaya dönüşmüştür. 19. yüzyılda başlayan feminist hareketle birlikte kadın-erkek eşitliğinin yeniden düzenlenmekte olduğunu savunan Eiser, her iki tarafın birbirleriyle "empati" kurması ile, insanlığın barış düşünün mümkün olabileceğini savunuyor. Kulüp arkadaşımız Silvia Frankonun Riane Eiser'in kitabı üzerinde yaptığı çalışmayı Kadeh ve Kılıç sayfamızda bulabilirsiniz. | | |  | Uçsuz bucaksız, kısır ve acımasız bir coğrafyada, köylüleriyle, asilleriyle, pırıltılı ve renkli folkloruyla, büyük yoksulluklarla, Puşkin. Tolstoy, Gogol, Soljenitsin, Pasternak, Moussorgski, Rimski-Korsakov, Tschaikovsky, Schostakovitch ve daha nicelerini dünyaya armağan eden Rusya'nın 1933 yılında Nobel Edebiyat ödülüne layık görülen yazarı İvan Bounin Rus paradoksunu şu sözcüklerle dile getirir: ”Rusya sefalet çektikçe evliyalaşır, bir tür kolektif Sokrat, dıştan çirkin,içi zengin!” Orlando Figes Nataşa'nın Dansı'nda Rüs kültürünün kapsamlı bir tarihçesini dile getiriyor. Arkadaşımız Yücel Nural'ın yorumlayarak özetlediği çalışmasını Nataşa'nın Dansı sayfamızda bulacaksınız. | | |  | Çarlık Rusyasında fırsatçı Çiçikov uçsuz bucaksız Rus topraklarında dolaşarak ölmüş serfleri (Rus toprak kölelerini) satın almak ister Amacı ölü canların listesini hükümete vererek toprak sahibi olmaktır. Gogol'un Balzacvari bir nehir roman olarak planladığı "Ölü Canlar" ikinci cildinde tuhaf bir şekilde yazarını etkisi altına alır. Gogol dine sarılır, günahlarının yükü altında ezilir. Yazdığı son cildi iki kez yakar. Yaşama iradesini kaybeder. | |
| | 04.08.2010 | Madam Bovary Gustav Flaubert | | 11.08.2010 | Cendere - GüvenTuran Sayın Güven Turan konuğumuz | | 18.08.2010 | Bir Maskenin İtirafları - Yukio Mişima | | 01.09.2010 | Karbon Kopya - Yekta Kopan Karakalem Resimler - Ayşe Sarısayın | | 15.09.2010 | Onca Yoksulluk Varken - Emil Ajar | Bu sayfalarımızda, eleşirilerimizi, çalışma sorularını, kitap, yazarı, dönemi, felsefesi, edebiyat akımları gibi bilgileri bulacaksınız. Lütfen TIKLAYINIZ Norveç Kitap Kulüpleri, dünyayı ele geçiren televizyon ve bilgisayara karşı klasik edebiyatı yüceltmek için tüm zamanların en iyi yüz kitabını belirledi. Liste, aralarında Salman Rüşdi, Milan Kundera, John Le Carre, John Irving, Nadine Gordimer, Carlos Fuentes gibi isimlerin de bulunduğu 54 ülkeden çok sayıda yazarın katılımıyla belirlendi. En çok oyu Don Kişot'un aldığı listeyi, açıklandığı gibi, sıra gözetmeden yayımlıyoruz
Kulübümüzde okuduğumuz kitaplar mavi linkler ile işaretlenmiştir. Tıkladığınızda kitap ile ilgili sayfamıza ulaşabilirsiniz. | Kulübümüz çalışmaları hakkında fikir edinmek ve bizleri yakından tanımak için tıklayınız.
|
| Her yorum yazımız kendi kitap sayfasında yayımlanmaktadır. Ayrıca yorumlarımızın dökümünü Bizim Yorumlarımız sayfamızda bulabilirsiniz. |
Son Giren Çalışmalar - Sema Kaygusuz ve "Yüzümde bir yer" için düzeltilmiş Notlar - Deniz Şarman 
Yazar ve Okurun Cervantes'in Kaleminde Buluşması - Şule Bölükoğlu Havaalanında Bir Hafta - Bahar Vardarlı İçimize Bir Yolculuk - Şule Bölükoğlu Piyanonun Şairi Chopin - Eren Arcan Tarih İçinde Müzik - Eren Arcan Silvia Franko'nun Riane Eiser'in "The Chalice and the Blade adlı kitabı üzerine yaptığı "Kadeh ve Kılıç" adlı çalışması Yücel Nural Orlanda Figis'in Nataşa'nın Dansı eseri üzerine Gogol ve Ölü Canlar - Yücel Nural
|
|